Dali

2009-12-17 09:57:00
Dali |  görsel 1
Dali |  görsel 2
Dali |  görsel 3
Dali |  görsel 4
Dali |  görsel 5
Dali |  görsel 6

Salvador Dali'den seçmeler Devamı

Avatar

2009-12-14 11:48:00

           Filmin hikâyesi 22. yüzyılda, Dünya’nın kaynaklarının tükendiği bir zamanda, Pandora adlı bir uyduda geçiyor. Bir gaz devinin yörüngesinde dönen Pandora, on ayak uzunluğunda, mavi insansı görünümlü, kabile kültürünü benimsemiş, saldırıya uğramadıkları sürece barışçıl olan Na'vi halkına ev sahipliği yapmaktadır. İnsanlar, Pandora'nın havasını solunamadıkları için, akıl bağlantısı aracılığıyla kontrol edilebilen insan ve Na'vi karışımı Avatarlar üretirler. Felçli denizci Jake Sully, gizli bir proje olan Avatar programına gönüllü olur. Bir Na'vi prensesine aşık olan Sully, kendisini Pandora'yı gün geçtikçe tüketen insan ordusu ile Na'vi halkının arasındaki çatışmanın ortasında bulur. Sam Worthington, Sigourney Weaver, Michelle Rodriguez, Zoe Saldana ve Giovanni Ribisi’nin başrolde olduğu ‘Avatar’ın, özellikle oyuncu hareket ve mimiklerini anında CG karaktere aktaran teknolojisiyle 3D için milat olacağı düşünülüyor.Kaynak: NTVMSNBC Devamı

Masa

2009-11-17 15:35:00

Devamı

Kar kristalleri

2009-11-17 15:34:00

Devamı

Kar

2009-11-17 15:31:00

Devamı

Kitap okumak istiyorum

2009-11-16 14:47:00
Kitap okumak istiyorum |  görsel 1

Devamı

Bu adamlar süper

2009-11-16 10:22:00

izleyin Devamı

Resimler

2009-11-16 10:16:00
Resimler |  görsel 1
Resimler |  görsel 2
Resimler |  görsel 3
Resimler |  görsel 4
Resimler |  görsel 5
Resimler |  görsel 6
Resimler |  görsel 7
Resimler |  görsel 8
Resimler |  görsel 9

Dali'den seçmeler Devamı

Zazen

2009-10-08 13:54:00

Zen Budistler zazen, yürüme meditasyonu, ve günlük hayatta her türlü aktivite sırasında koanRinzai okulunda vurgulanmakla birlikte, öğretim soyağacına göre diğer okullarda da uygulanmaktadır.[3] uygulaması yapabilir. Koan uygulaması özellikle Japon Koan (kelime anlamıyla "halka açık olay") genelde Zen veya Budist tarihle ilişkili bir hikaye ya da diyaloglardır; aralarında erken dönem Çinli Zen ustaların anekdotları en fazladır. Ünlü Zen öğretmenlerinin bilgeliklerinin bir göstergesi sayılan bu anekdotlar, öğrencilerin Zen uygulamasında ulaştığı seviyeyi ölçmek için kullanılabilir. Koanlar sıklıkla paradoksal, ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür. Ancak Zen Budistlere göre koan, dilin ayrımcılık ve karşıtlığıyla engellenmeksizin, "gerçeğin gözler önüne serildiği zaman, yer ve olaydır".[4] Koan’ın cevabını bulmak için öğrenci kavramsal düşünceyi ve dünyayı düzenlerken sarıldığımız mantıksal yolu bir kenara bırakmalıdır; böylece sanatsal yaratıcılıkta olduğu gibi, uygun kavrayış ve cevap kendiliğinden, spontane olarak zihinde belirecektir. Çin’de koan eğitimi Zen ustalarının derslerinde serbest sorular ve cevaplar olarak geliştirilmiştir. Bugün, Zen öğrencisinin belli bir koandaki ustalığı, öğretmene ikili bir görüşme (Japonca dokusan (独参), daisan (代参), veya sanzen (参禅)) sırasında sunulur. Zen öğretmenleri koanda ortaya konan sorunun ciddiye alınmasını, bir ölüm-kalım sorunu gibi yaklaşılmasını tavsiye eder. Koana belli bir yanıt bulunmamakla birlikte, öğrenciden verdiği cevapla koanı ve Zen’i anlayışını ortaya koyması beklenir. Öğretmen cevabı onaylayabilir; veya onaylamayarak öğrenciye doğru yönü gösterebilir. Ayrıca, koanlara deneyimli... Devamı

Hayatın Dengesi

2007-04-04 14:25:00

Yaşam/ Ölüm, Güneş/ Ay, Gece/Gündüz. Bütün bu oluşumlar tek başlarına var olamazlar. Biri olmadan diğeri olamaz. Pozitif ve negatif enerjilerin birbiri ile olan ilişkisi insanoğlunun varoluş kuralıdır. Herşey kendi zıddını taşır. Zıt enerjiler birarada olduğu zaman değişim ve potansiyel ortaya çıkar.          Yin deyince karanlık ,soğuk , ölüm gibi olumsuz bizim negatif diye tarif edeceğimiz kavramlar; yang deyince ise parlaklık, güneş sıcaklı yaşam gibi olumlu (pozitif) kavramlar kavramlar akla gelir. Yin ve yang statik değil süreklilik ve devamlılık arzeden ve aynı gücü paylaşmış zıtlıkların ifadesidir.Gece gündüz- yaz kış-yaşam ölüm gibi..Dolayısıyla bunları farklı iki terim gibi işlemekte hatadır.Aslında gece gündüz nasıl iki ayrı gerçek değil bir günün farklı iki yönü ise insanın nefsi arzuları ve meleki yönleride birbirine muhtaç ve birbirini tamamlayan iki yönüdür. Devamı

Eleştiri Yapmak Üzerine...

2007-03-27 10:18:00

Günümüzde herkes birbirini her konuda eleştirir oldu. En büyüğünden en küçüğüne, saçından ayağına kadar herkes birbirini, iyi mi kötü mü, üzülür mü kırılır mı aldırmaksızın eleştiri bombardımanına tutuyor. Yıkıp bitiriyor karşısındakini ama "yüzüne söylüyor ya herşeyi", hem de dobra dobra! Eleştiri yapmak bir marifet, bir üslup, bir bilgelik. Bakın bu konuyla ilgili bir yazı. FotoKritik adlı fotoğraf eleştiri sitesinde, yorum yapmadan önce kullanıcılarının okuması için sunulmuş.  Benden de size:Hindistan'da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racigi ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru; "Sen artık ressam sayılırsın Racagi. Artık senin resmini halk değerlendirecek." diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış. Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Racigi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış... Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyal... Devamı

FOBİ BELİRTİLERİ

2007-03-26 16:56:00

Kelebek fobisi olan bir kişi olarak fobi belirtileri ve kontrolunun ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Aşağıda fobinin ne olduğu, belirtileri ve fobiklerin atakları nasıl kontrol altında tuttuklarına dair bilgileri bulabilirsiniz.Gerçekte korku yaratmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya fobi denir. Fobik kişiler belli bir durum, nesne veya aktivite ile karşılaştığında aşırı tepki duyar.Kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır, ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler. Bu korkular fobik kişilerin günlük işlevlerinde bozulmaya neden olur. Fobiler toplumda sık görülür. Araştırmalarda toplumda %10 oranında fobik olduğu söylenmekle birlikte tahminen bu değer %25 dolayındadır. Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni bu kişilerin hastalıklarının farkında olmaması ve tedaviye başvuruların az olmasıdır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Sosyal fobi genelde gençlik yıllarında özellikle karşı cinse ilginin arttığı dönemlerde ortaya çıkar.FOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır: -Çarpıntı -Yüz kızarması -Titreme -Terleme -Bulanık görme -Nefes darlığı -Ağız kuruluğu -Yutkunma güçlüğü v.b.Sosyal fobinin panik bozukluktan tek farkı belirtilerin belli durumlarda ortaya çıkmasıdır. Panik bozukluğu olan kişiler ne zaman panik atak geçireceklerini bilirler ve panik atak geçirmemek için fobik durumlardan kaçınırlar. Örneğin asansör korkusu olan kişiler asansöre bindiklerinde panik atak geçirebilirler ve bundan korunmak için üst katlara merdivenlerden çıkıp inmeyi tercih ederler bu şekilde panik atak gelmesini önlerler. Yine uçak korkusu olan kişiler uçağa binmek yerine başka vasıtaları kullanarak yolculuk etmeyi tercih ederler. Fobisi olan ... Devamı

'Göbek kordonu geç kesilsin' tavsiyesi

2007-03-26 09:56:00

Doğumdan sonra göbek kordonunun en az 2 dakika sonra kesilmesi, yeni doğanların sağlığını olumlu etkiliyor.Kanadalı bilimadamlarının yaptığı araştırmada, göbek bağını hemen kesmektense biraz beklemenin, bebekteki kan değerlerinin ve demir seviyesinin daha iyi olmasını sağladığı saptandı.     Topix.net internet sitesindeki habere göre, Teksas A&M Sağlık Bilim Merkezi'nden Dr. Cherly Cipriani, "Araştırmalar, geç kesilmesi halinde bebeğin vücudundaki demir stokunun daha iyi olduğunu ve anemi olma ihtimalinin düşük olduğunu gösteriyor" dedi.     Birkaç bilimadamı ise göbek bağının geç kesilmesi konusunda tavsiyede bulunmadan önce başka araştırmaların yapılması gerektiğini söyledi.  Araştırma, Journal of the American Medical Association'da yayımlandı. Gelişmiş ülkelerde, göbek bağı genellikle bebek doğar doğmaz kesiliyor. Az gelişmiş ülkelerde ise zamanlama değişkenlik gösteriyor. Kaynak: http://www.cnnturk.com/ Devamı